Kentin hafızası

Kaldırımlar, meydanlar ve ara sokaklar: Bir şehir ne kadar unutursa o kadar yabancılaşır

Bir şehri yalnızca binaları ve yollarıyla tanımlamak, bir insanı sadece boyuyla kilosuyla anlatmaya benzer. Kentin asıl kimliği, sokaklarında biriken ortak hafızadadır: çocukken top oynadığımız arsa, her sabah önünden geçtiğimiz fırın, yıllardır aynı köşede duran saat kulesi.

Son yıllarda hızla değişen kent dokusu içinde bu hafıza noktalarının birer birer kaybolduğunu görüyoruz. Elbette şehirler büyüyecek, ihtiyaçlar değişecek. Ancak dönüşüm yaparken neyi koruyacağımıza dair ortak bir karar almadan ilerlemek, bizi her yeri birbirine benzeyen, ruhsuz bir kente mahkûm eder.

Çözüm aslında karmaşık değil. Her mahallede yaşayanların katılımıyla küçük bir envanter çıkarılabilir: Hangi yapı, hangi ağaç, hangi meydan bu mahalle için vazgeçilmez? Bu liste imar kararlarında dikkate alınırsa hem kent büyür hem de geçmişini kaybetmez.

Kent hafızası müzelerde değil, gündelik hayatın içinde yaşar. Onu korumak da yalnızca yöneticilerin değil, hepimizin sorumluluğu.

Yorumlar 0

Güvenlik kodu

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Yorum yazarak Topluluk Kuralları'nı kabul etmiş ve yorumunuzla ilgili tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
Örnek reklam
Örnek reklam
X